Aile birleşimi: Farklı şartlara sahip üç yol
Bu konuda, Almanya’da yaşayan akrabanın uyruğuna bağlı olarak farklı yasal düzenlemeler geçerlidir. Bir Alman vatandaşına aile birleşimi § 28 AufenthG‘ye tabidir ve daha elverişli şartlar sunar. Bir AB vatandaşına aile birleşimi için ise serbest dolaşım hakkı geçerlidir. Üçüncü ülke vatandaşına aile birleşimi durumunda ise §§ 27 ff. AufenthG maddelerinde belirtilen daha katı şartlar geçerlidir.
Eş birleşimi için şartlar
Üçüncü ülke vatandaşlarına ve Alman vatandaşlarına eş birleşimi, ilke olarak, birleşecek eşin A1 seviyesinde Almanca bilgisine sahip olmasını şart koşar. Burada yaşayan eşin ikamet iznine bağlı olarak, bu dil şartından feragat edilebilir. Yasa, başka istisnalar da öngörmektedir. Somut durumunuzda böyle bir muafiyetin söz konusu olup olmadığını, danışmanlık hizmetimiz kapsamında memnuniyetle inceleriz.
İkamet Kanunu, üçüncü ülke vatandaşlarına ve Alman vatandaşlarına eş birleşimi durumunda ayrıca, ilke olarak her iki eşin de 18 yaşını doldurmuş olmasını şart koşar. Buna göre, halihazırda burada yaşayan eşin de 18 yaşını doldurmuş olması gerekir (§ 30 Abs. 1 Satz 1 Nr. 1 AufenthG, Alman eş için § 28 Abs. 1 Satz 5 AufenthG üzerinden). Üçüncü ülke vatandaşına aile birleşimi durumunda ise, burada yaşayan eşin kanunda belirtilen ikamet izinlerinden birine sahip olması da gerekir. Özel bir zorluğun önlenmesini sağlamak için, her iki durumda da asgari yaştan farklı olarak oturma izni (Aufenthaltserlaubnis) verilebilir. Ancak bu istisna için herhangi bir hak talebi söz konusu değildir. Neyin özel bir zorluk sayılacağı, her bir vakanın koşullarına bağlıdır.
Alman vatandaşlarına aile birleşimi
Bir Alman vatandaşına eş birleşimi için, Alman vatandaşının olağan ikametgahının Federal Topraklar’da olması şarttır. Özellikle çiftin bugüne kadar yurtdışında birlikte yaşamış olması ve Almanya’ya dönmeyi planlaması durumunda, olağan ikametgah sorusunun erken aşamada değerlendirilmesi önerilir. Alman vatandaşı ile Federal Topraklar’da ailevi yaşam birliği devam ediyorsa, birleştirilen aile üyesine, üç yıl boyunca oturma iznine sahip olması ve diğer yasal şartların da yerine getirilmesi durumunda, kural olarak yerleşim izni (Niederlassungserlaubnis) verilir. Bu konuda da size memnuniyetle danışmanlık hizmeti sunarız.
Süreç süresi
Menşe ülkeye bağlı olarak aile birleşimi süreci uzun sürebilir. Bu nedenle aileler sıklıkla önce eşlerden birinin kazanç getirici faaliyete başlamasını ve diğerinin daha sonra birleşmesini tercih ederler. Bu yaklaşım, başvuruyu doğrudan aile olarak yapmakla karşılaştırıldığında, bazı durumlarda dezavantajlı olabilir.
Üçüncü ülke vatandaşlarına ve Alman vatandaşlarına aile birleşimi süreci, ilke olarak ulusal vize ile başlar. Bu vize, uzun süreli ikamet için gereklidir ve ülkeye girişten önce verilir. Sürecin önemli bir kısmı, sıklıkla Alman yurtdışı temsilciliklerinde yürütülen vize işlemlerine ayrılır. Her bir adımı, vize sayfamızdaki “Vizeden İkamet İznine” başlıklı bölümde açıklamaktayız.
Bu nedenle, Almanya’ya taşınmayı planlamadan önce, doğru adımları zamanında atabilmek için önce bir avukattan danışmanlık alınması önerilir.
Aile birleşimi için tek başına yapılan bir başvuru kural olarak çok daha uzun sürer. Yabancı uyruklu kişi, örneğin AB Mavi Kartı (Blaue Karte EU) için kendi başvurusunu baştan itibaren ailesinin başvurularıyla birlikte yaparsa, karar tek bir çatı altında verilir ve süreç daha hızlı ilerler.
Çocuk birleşimi
Yabancı ebeveynlere çocuk birleşiminde farklı kurallar geçerlidir. Çocuk 16 yaşını doldurduğunda ve yaşam merkezini ebeveynleriyle birlikte Almanya’ya taşımadığında, süreç ilke olarak daha karmaşık hale gelir. Bu durumda daha katı şartların yerine getirilmesi gerekir.
Bir yabancının reşit olmayan bekar çocuğu için yasa, her iki ebeveynin veya tek başına velayet hakkına sahip ebeveynin, yasada belirtilen ikamet izinlerinden birine sahip olmasını şart koşar. Ortak velayet durumunda, diğer ebeveyn çocuğun Almanya’da ikamet etmesine rıza göstermişse veya yetkili bir kurumdan bu konuda yasal olarak bağlayıcı bir karar alınmışsa, oturma izni kural olarak velayet hakkına sahip ebeveynlerden yalnızca birine çocuk birleşimi için de verilir. Uygulamada, tek bir ebeveyne çocuk birleşimi başvurusu sıklıkla diğer ebeveynin rızasının bulunmaması nedeniyle başarısız olur. Ayrıca, bir yabancının reşit olmayan bekar çocuğuna, münferit vakanın koşulları gereği özel bir zorluğun önlenmesi için gerekli olması halinde oturma izni verilebilir. Aileniz için bu düzenlemelerden hangisinin geçerli olduğunu, bir danışma görüşmesi sırasında memnuniyetle açıklayabiliriz.
Aile birleşimi ile ilgili sık sorulan sorular
Yurtdışında evlendik – evliliğimiz tanınır mı?
Genel kural olarak evet, evlilik, evliliğin yapıldığı ülkenin hukukuna göre usulüne uygun olarak yapılmışsa ve her iki eş de kendi ülkelerinin hukukuna göre evlenmeye hak kazanmışsa. Yetkili makamlar bunun için belgeler talep eder, sıklıkla tasdik veya apostil ile birlikte.
Eşim hemen çalışmaya başlayabilir mi?
Aile birleşimi için verilen oturma izni, kural olarak hemen çalışmaya başlama hakkı verir. Bireysel durumlarda kazanç getirici faaliyete ilişkin ayrı bir izin (Gestattung der Erwerbstätigkeit) gerekip gerekmediğini memnuniyetle inceleriz. Genel olarak, eşin oturma statüsünün ayrı olarak kontrol edilmesi tavsiye edilir. Bazı durumlarda, eşiniz için örneğin yerleşim iznine daha hızlı erişim imkanı sunan başka bir ikamet izni söz konusu olabilir. Bunu her bir vaka için ayrı ayrı inceleriz.
Evlilik sona ererse ikamet hakkım ne olur?
Evlilik birliği içinde ortak yaşamın sona ermesi durumunda, § 31 AufenthG, aile birleşimi amacından bağımsız, özerk bir ikamet hakkı öngörmektedir. Eşin oturma izni, diğer hususların yanı sıra, evlilik birliği içinde ortak yaşamın Federal Topraklar’da en az üç yıldır yasal olarak sürmüş olması ve diğer yasal şartların yerine getirilmesi durumunda, bir yıl süreyle uzatılır. Bunun yanı sıra, kanun hariç tutma nedenlerini ve üç yıllık süreye ilişkin istisnaları da içerir. Bu konuda size memnuniyetle danışmanlık hizmeti sunarız.
Güncelleme tarihi: 9 Eylül 2026. İçerikten sorumlu: Avukat Gülay Tasli, göç hukuku ve sosyal hukuk alanlarında uzman avukat (Fachanwältin für Migrationsrecht und für Sozialrecht).